Biz Neden Osmanlı’ya İsyan Ettik?

tarafından yazıldı

Biz Osmanlı’ya Neden İsyan Ettik? İstanbul’daki tatilimde okumak için kitaplara tek tek göz atarken satın almak için düşünme ihtiyacı dahi hissetmediğim bir tarih kitabının adı. Osmanlı’ya yapılan isyanın lideri olan Şerif Hüseyin’in oğlu Abdullah b. el-Hüseyin’in hatıralarının yer aldığı bu kitabın (Klasik Yayınevi) ilk basım tarihi 2006 olmasına rağmen benim dikkatimi çekmemiş olmasına hayret ettim ve bu kitabı satın alarak kısa sürede okudum.

İttihat ve Terakki Partisi, isyan öncesi Türk-Arap ilişkileri, 1916 Arap İsyanı, Arap İsyanı ve sonrasında İngiliz-Arap münasebetleri, Lawrence, Vahhabilik ve Ürdün Devleti’nin Kurulması gibi birçok konuya değinen Kral Abdullah’ın bu kitabının okunmasını tarihe ilgi duyan herkese tavsiye ederim.

Kral, Osmanlı’ya karşı isyan hareketinin nedenini Osmanlı yönetiminin uygulamalarına bağlamıştır ve Osmanlı’nın hatalarını(!) bazen bir bütün olarak bazen de sadece İttihat ve Terakki’nin uygulamaları ekseninde ifade etmiştir. Buna karşın, tüm objektifliğimle, Kralın gerekçelerini iyi temellendiremediği ve bazen kendisiyle çeliştiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Kitabı okuduğunuzda bunu sizin de farkına varacağınıza şüphem yok. Örnek vermem gerekirse; “Ertesi gün kararlaştırılan zamanda babam (yani Şerif Hüseyin) saraya gitti ve Mekke emirliğine atandı. Öğleden sonra geri geldiğinde artık babalarının makamında oturuyordu. İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri, bu tayin yüzünden babama kızmışlardı ve bu olay, babamla bütün İttihat ve Terakki hükümetleri arasında çekişmenin başlangıcı oldu” açıklamalarında bulunan Kral Abdullah sadece birkaç paragraf sonra isyanı tamamen Arapların Arap olmaktan kaynaklanan üstünlüklerinin bir gereği olduğunu belirtmiştir:

“Arap demek Müslüman demektir. Eski şaşalı günlerine kavuşmak, hakları olan hilafeti kazanmak onların boynuna borçtu. Büyük kurtarıcının (Şerif Hüseyin), yanındaki ileri gelen Hicazlılarla birlikte gerçekleştirdiği, alimlerin desteklediği ve Suriye ve Irak’ın da katıldığı son Arap Ayaklanması (1916), İslam’ı savunmak maksadıyla yapılmış haklı bir kıyamdı. Arapların amacı, Allah tarafından kendilerine verilen bir makamı geri almaktı.”

“Namaz bizim namazımızdı, Kitap bizim Kitabımızdı. Şahadet kelimesi dinimizin esası, zekat vergimiz, oruç perhizimizdi ve hac bizim memlekette yapılıyordu ama başımızdakiler daha okuduklarının anlamını bile bilmiyorlardı. Bir Arap alim, doğru dürüst Arapça bilmeyen, herhangi bir fıkıh kitabını okumamış kişinin arkasında saf tutmaya mecbur bırakılırdı. İşte böyle varlık içinde yokluk, yokluk içerisinde varlık söz konusuydu. Bizler üstün olduğumuz halde hakir görülürken, hakir görülmesi gerekenler tepemize çıkıyor….”

Ezilmekten bahseden Kral aynı zamanda şu cümlelere de anılarında yer vermiştir: “Böylece Arap hakları, sorumluluklarına sahip çıkmaya ve kendi silahları ve evlatlarının mücadelesiyle hürriyetlerini kazanmak için çalışmaya başladılar. O dönemde Araplar artık buna güç yetiştirecek hale gelmişti. Bütün Suriye bölgesi ile Irak bölgesi, askeri, idari ve adli açılardan gayet düzenliydi. O dönemde Arap ileri gelenleri tıpkı Türkler gibi her türlü makam ve mevkiye gelebiliyorlardı. Tek ulaşamadıkları makam nazırlıktı, çünkü orada her zaman Türkler çoğunluktaydı.”

Hem babasının hem de kendisinin vazifeleri (kendisi Meclis-i Mebusan, yani parlamento üyesidir) dolayısıyla İstanbul’da bulunmuştur ve kitabında İstanbul’u oldukça güzel yadeder:

“İstanbul’ un güzellikleri anlatmakla bitmez. O her mevsimde ayrı bir güzeldir.”

“Ama İstanbul’a diyecek yoktu. Yazı da kışı da bir başkaydı. Bahar geldi mi güzellikten başınız dönerdi. Ne çok dinlence yeri vardı! İstanbul bütün güzellikleri içinde barındıran, insanın aklını başından alan bir şehir, aynı zamanda hilafet merkeziydi.”

Kitaptan yapmış olduğum alıntılara burada son verirken bazı küçük notlar eklemek istiyorum. Kral Abdullah, bugün Ürdün Kralı olan II. Abdullah’ın dedesidir; kendisi de Ürdün’ün ilk kralıydı. (En çok merak ettiğim şeylerden birisi II. Abdullah’ ın geçtiğimiz yıllarda Anıtkabir ziyaretinde neden ağladığıdır. Bildiğim kadarıyla kendisi bu konuda bir açıklama yapmadı.) Arap isyanından sonra Kral Abdullah’ ın kardesi Faysal Irak kralı oldu, fakat bir darbe sonucu hayatını kaybetti. Babası Şerif Hüseyin ise Vehabi isyanı sonucunda, tahtını Suudi Hanedanının kurucusu olan İbn-i Suud’a terketmek durumunda kalmış ve Kıbrıs’a sürgüne gönderilmiştir.

Kral Abdullah’ın mezarı Kudüs’te. Bu sene Kudüs’e bir turistik seyahat gerçekleştirdiğimde mezarı gördüm. Ayrıca, Kral Kudüs’te, Mescidi Aksa’da bir suikast sonucunda 1951 yılında hayatını kaybediyor. Kurşun izi hala görülebilmekte. Oğlu Tallal ise, çok kısa süre krallık yaptıktan sonra akıl hastası olmuş ve babasının aşık oldu şehirde, yani İstanbul’da 19 sene tedavi görmüş ve 1972 senesinde vefat etmiştir.

Kudüs tatilim için satın almış olduğum kitapların birinde Kral Abdullah’la ilgili bir anı okumuştum. Daha sonra kaynağını araştırdım. Feridun Cemil Erkin’ in Dışişleri’nde 34 yıl adlı eserinde bu anıya yer vermiştir. Kral Abdullah 1942 senesinde aşağıdaki anısını Cemil Erkin’in kendisine anlatmıştır:

“Babam çok ızdırap çekti. Bir gün saray bandosu bahçede konser veriyor. Hava sıcak, pencereler açıktı. Bir ara bando hepimizin bildiği İzmir marşını çalmaya başladı. Babamın bir çok eski hatıralarının canlanmasını önlemek için pencereyi kapattım.” Pencerenin açılmasını isteyen Şerif Hüseyin diyor ki: “Evlat, neden o pencereyi kapatıyorsun? İzmir marşının eski günleri bana hatırlatmaması için değil mi? Ben velinimetime ihanet etmiş asi bir kulum, günahım büyüktür. Kral olacağımı sandım, Tanrı beni sürgünlüğe düşürdü, hasta oldum, buraya sığındım… Pencereyi aç, şu marşı dinleyeyim, duyduğum vicdan azabının şiddeti, o eski hatıraların canlanması ile büsbütün artsın. Bu dünyada çektiğim ısdıraptan artan vicdan azabıyla büsbütün ağırlaşsın, ta ki Cenab-ı Hak bu günahkar kulunu dünyada affaderek, ahirette daha büyük cezadan korusun.” (Anının bu şekilde anlatımını Taha Akyol’un 6 Mart 2013 tarihli köşe yazısından aldım).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s