Olağandışı Büyükelçi: Behiç Erkin

tarafından yazıldı

2. Dünya Savaşı ve Türkiye denilince aklıma gelen isimlerden biri de Behiç Erkin. Tarih kitapları araştırırken gördüğüm Büyükelçi adlı kitaba konu olan Behiç Erkin’in 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin Paris Büyükelçisi olarak görev yapmış olduğu edindiğim ilk bilgiydi. Kitabın kapağında şöyle yazıyordu: “Binlerce Yahudiyi Nazi soykırımdan kurtaran Türk Büyükelçisi Behiç Erkin’in hikayesi”. Kesinlikle okumam gereken bir kitap diye düşündüm. Kitabı bitirdikten ve kendisi hakkında biraz araştırma yaptıktan sonra böyle bir şahsiyetin anılarının bizler tarafından nasıl da ihmal edildiğini görünce üzüldüm.

Trablusgarp, Çanakkale ve 1. Dünya Savaşlarında asker olarak mücadele eden Erkin’e Kurtuluş Savaşı’nda İsmet İnönü Genelkurmay 2. Başkanlığını teklif etmiş olsa da Erkin Atatürk’ün yönlendirmesi ile demiryolları müdürü olarak mücadeleye katılmış ve büyük başarılara imza atmıştır. Çanakkale Savaşı’ndaki  sevkiyat yönetimindeki başarılarından dolayı Alman İmparatorluğu tarafından 1. dereceden Demir Haç Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Kendisine daha önce aynı madalyanın 2. dereceden olanı verilen Erkin tüm bunlara rağmen Erkanı Harbiye’de görev yaptığı sırada Alman subaylarla ve Enver Paşa’yla büyük anlaşmazlıklar yaşamıştır. Kendisinin aynı zamanda İstiklal Madalyası ve Fransa Devlet Başkanlığı tarafından verilen Legion d’honneur Nişanı bulunmaktadır.

Devlet Demiryolları’nın kurucusu olan Erkin, aynı zamanda milletvekili ve Bayındırlık Bakanı olarak da hizmetlerini sürdürmüştür. Üstelik, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın kurucu üyelerinden biridir ve Cumhuriyet’in ilk Emekli Sandığı’nı kurmuştur. Tarihi araştırmalarda görülebileceği gibi Atatürk’ün en güvendiği insanlardan birisidir ve devletteki önemli vazifelerini Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da sürdürmüştür. Bakanlık görevinden sonra uzun bir süre (10 sene civarı) Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi olur. Paris’te büyükelçilik yaptığı sırada ise 2. Dünya Savaşı patlak verir ve Fransa Almanya’nın işgaline uğrar. Büyük toplama kampları kurarak milliyeti farketmeksizin işgali altındaki ülkelerden de Yahudileri bu kamplara gönderen SS askerlerine karşı sadece mücadeleye girişen Erkin bu mücadelesinde başka kahramanlıklara imza atar.

Erkin’in mücadelesi ile kurtulan Yahudilerin çoğu Türk vatandaşları ve eski Osmanlı/Türk vatandaşı olan Fransız vatandaşları olmakla beraber kendisine pasaport başvurusunda bulunan diğer milliyetten Yahudileri de kurtarmak için elinden geleni yapmıştır. Yukarıda bahsettiğim kitapta yer alan şu cümleler bunu en iyi şekilde açıklar sanırım:

“……. Başkatip Fatin Zorlu, Büyükelçi Behiç Bey’e gelerek durumu bildirdi, ne yapılması gerektiğini sordu. Behiç Bey tereddüt etmeden, “Osmanlı veye Türkiye Cumhuriyeti’ne ait kimlik, belge ya da tapu ibraz eden her kişiye vatandaşlık başvurusu doldurtup vatandaşlık ilmühabirleri kağıdı verin.” dedi. Fatin Bey bunun üstüne, “Sayın Büyükelçim, hiç belgeleri olmadığı gibi, bırakın belgeyi Türkçe bile bilmeyen, ama babalarının, dedelerinin uzun yıllar önce bizin topraklarımızda yaşadığını iddia eden birçok Fransız var aralarında!” dedi. Bunun üzerine Behiç Bey “O zaman altı kelime ezberlesinler kafi: Ben Türküm, akrabalarım Türk topraklarında yaşıyor. Bunu ezberletin ve gerekli evrakları verin, Almanlar Türkçe anlamaz nasıl olsa” dedi ve ilave etti, “bunu konsolosluklara da böylece bildirin.”

Almanya’nın işgali altındaki Fransa’nın devlet yetkilileri bu ülkedeki Yahudilere karşı yapılan saldırılara karşı koyamıyor ve Almanya’nın talep ettiği uygulamaları hayata geçiriyordu. Yahudiler kamplara taşınmaya başlanmadan önce çeşitli uygulamalar söz konusuydu. Yahudilerin evlerine ve işyerlerine “Burası bir Yahudiye aittir” gibi ibarelerin olduğu levhaların asılmaya zorlanması bunlardan sadece birisiydi. Türk büyükelçilik ve konsolosluk yetkililerince verilen mücadelelerden birisi de bu levhaların yerine “Bu işyeri/ev bir Türk vatandaşına aittir” diye yazı asılması olmuştur.

Erkin’in mücadelesi hem Almanlara hem de onların taleplerini uygulayan Fransızlara karşı olmuştur. Öyle ki, büyükelçi Fransızların Yahudilere karşı uyguladıkları ekonomik ayrımcılığın aynılarının Türkiye’deki Fransız şirketlerine karşı uygulanmasını Türk Hükümetine teklif ettiğini üst düzey Fransız yetkilisine söylemiştir. (Fransa’daki Yahudilerin mal varlıklarına el konuluyor ve şirketlerine zorla Fransız yöneticiler atanıyordu.) Diğer bir örnek olarak ise kitapta daha uzun bahsedilen ve beni en çok etkileyen bölümlerden biri olan şu olaydır: Yahudiler trenlerle toplama kamplarına taşınmaya başlanmıştı. Tüm mücadeleye rağmen Türk vatandaşı Yahudiler’in de trenlere bindirildiğini öğrenen iki Türk konsolosluk görevlisi (bunlardan biri Coco Cola’nın CEO’su Muhtar Kent’in babası Necdet Kent) SS subayına gider. Trenlerdeki Türk vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını istediklerinde ise Alman subay “Bunlar sadece Yahudi, hepsi gidecek” karşılığı verir. Subayı ikna edemeyen konsolosluk görevlilerimiz trene atlarlar ve bunların inatçılığından sıkılan subay tren kapılarını kapatarak onları da ölüme giden tren yolculuğuna dahil etmiş olur. Bunu öğrenen Erkin üst düzey SS karargahına gider ve Krug von Nidda ile görüşmek istediğinde nedeni soran nöbetçi subaya “İki ülke büyük bir krize doğru gidiyor ve sen hala bana soru sorarak vakit kaybediyorsun!” der. Üst düzey subay olan Krug von Nidda’nın Yahudilere yaptığı yardımlardan dolayı Erkin’e çok sinirli olduğunu fakat buna rağmen Erkin’in sahip olduğu 1. dereceden Demir Haç Madalya’sının onun üzerindeki baskısına tanık olan nöbetçi subay üst düzey bir yemekte bulunan bu subaya derhal not gönderir. Kısa süre içerisinde gelen Nidda’nın hafif gülümseyerek sorduğu “Aman Sayın Ekselansları, bu kadar acil ve mühim ne var, neredeyse meraktan ölecektim, yoksa Türkiye Savaşa mı dahil oldu?” sorusuna şu cevabı verir: “Sayenizde savaşa katılmak üzereyiz”. Tren durdurulana kadar saatlerce bulunduğu yeri terketmez. Nihayetinde Alman subaylar istasyonların birinde diplomatlarımızı ararlar ve bulduklarında trenden inmelerini isterler. Onlar ise vagondaki vatandaşlarının inmeden kendilerinin de inmeyeceğini söylerler. Subaylar diplomatlarımıza kimlerin Türk vatandaşı olduklarını sorduklarında ise verdikleri cevap “Hepsi!” olur ve vagondaki Türk olan ve olmayan tüm Yahudileri kurtarmış olurlar.

Geçmişi büyük fedakarlıklar ve kahramanlıklarla dolu olan Erkin’in ve onun ekibinin çalışmaları neticesinde Türk ve Türk olmayan toplamda 20.000 civarındaki Yahudi Nazi zulmünden kurtulmuştur. Hatta yabancı bir yazarın araştırmalarında yer aldığı üzere, Türk diplomatlar Fransa’daki kamplara çok sık bir şekilde gider ve Türk olduklarını belirttikleri Yahudileri kamplardan zorla alırlarmış. Eski Fransa Başbakanı’ nın oğlunu da Erkin’in kurtardığını not olarak düştükten sonra tarihimizdeki gerçek hayat kahramanlarına daha fazla değer vermemizi dileyerek Türkiye Büyükelçiliği’nin Fransa Dışişleri Bakanlığı’na göndermiş olduğu aşağıdaki mektup ile yazımı bitiriyorum:

“Türkiye Büyükelçiliği, hükümetinizin Dışişleri Bakanlığı’na nezaketle bildirir ki; 2 Haziran 1941’de yayınlanmış olan 2333 sayılı kanun metnini tarafımıza bildirmeniz üzerine cezai yaptırım tehdidi altında Yahudilerin tüm mal varlıklarının deklarasyonunun özel bir kayıt altına alınabilmesi için verilen tescil emri bize Fransa’da yaşayan Türk vatandaşı Yahudilere de uygulanacağı izlenimini verdi.

Türkiye kendi vatandaşları arasında ırk, din veya herhangi başka bir şey ile ilgili ayrım yapmaz. Ve bundan dolayı; Fransa’da yerleşik olan vatandaşları ile ilgili olarak Türk Hükümeti Fransa Hükümeti’nin zorla uygulamaya çalıştığı bu kanunlarla ilgili rahatsızlık ve endişe duymaktadır. Bu sebeple Yahudi vatandaşlarımız ile ilgili bütün haklarımızı tamamıyla saklı tuttuğumuzu bildiririz.”

NOT: Bu yazıdaki bilgilerin büyük bir kısmı Emir Kıvırcık tarafından yazılmış olan Büyükelçi adlı kitaptan alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s