Kore Savaşı’nda Türk Tugayı

tarafından yazıldı

Geçen haftalarda kendisinden çok bahsedilen ve benim de merakla beklediğim Aya filmini dostlarımla seyretmeye gittim. Film küçük bir Koreli kızla Türk askerlerinin anısını konu ediniyor. Bu film sayesinde Kore Savaşı hakkında hiçbir bilgisi olmayan toplumumuzda bu savaş anılarının merak uyandıracağını düşündüm. Bu gerçekleşti mi bilmiyorum fakat bu savaş ben daha çok küçük yaştayken dikkatimi çekmişti. Rahmetli dedem Kore Savaşı dönemlerinde Ankara’da askermiş ve savaş çıkacağı zaman gönüllü olmuş fakat gönüllülük esasına göre asker göndermediklerinden dolayı teklifi reddedilmiş. Evimizde elektrikler kesildiği zaman dedemle hep onun anılarını konuşurduk. Kore Savaşı da bu konulardan biri olurdu. Kore Savaşı genel olarak unutulan savaş diye anılır (Yabancı kaynaklarda bile). Bu savaşı hep merak eder, hakkında bir şeyler okumak ister fakat bir şey bulamazdım. Yanlış hatırlamıyorsam 12-13 sene önce Atlas Dergisi’nin bir sayısında Kore Savaşı hakkında araştırmalar için Kuzey Kore’ye giden bir gazetecinin yazını görünce heyecanlanmış ve bu yazıyı defalarca kez okumuştum. Peki Kore Savaşı’nda neler oldu? Gelin kısaca beraber inceleyelim.

kore savaşı foto 2

Kore Savaşı deyince toplumumuzda hep aynı sorular sorulmuştur: Türk askerinin Kore’de ne işi vardı? NATO’ya girmek için insanlarımızın feda edilmesi ihanet değil midir? Bu yazının konusu bu sorulara cevap vermek değil. Bu sorulara cevap vermek kolay da değil.

Savaşa Giden Yol

2.Dünya Savaşı’nın sonunda mağlup Japon İmparatorluğu’nun toprakları olan Kore’nin kuzeyi Ruslar, güneyi ise Amerikalılar tarafından Japon ordusunun teslim alınması maksadıyla işgal edilir. Birkaç sene içerisinde kuzeyde Rusya yanlısı Kuzey Kore Halk Cumhuriyeti ve güneyde ise Amerika yanlısı Kore Cumhuriyet’i kurulmuştu. Nitekim artık 2. Dünya Savaşı’nda müttefik olan Rusya ve Amerika’nın birbirlerine rakip olduğu büyük bir soğuk savaş başlamıştı. BM kararına göre, bu iki devletin Kore’yi terk etme zamanı gelmişti. Amerikan kuvvetleri geri çekilir fakat Rus kuvvetlerinin ne kadarının geri çekildiği bilinmez. Kuzey Kore ile Güney Kore kuvvetleri arasında çok büyük bir güç farkı oluşur; bu farkın nedeni olarak birçok otoriteye göre Rusya’nın Kuzey Kore’den tam olarak çekilmemesi olarak gösterilir. Nitekim, Kruşçev’in anıları da bunu doğrular niteliktedir.

Kuzey Kore, “emperyalist güçlerin işkencesi altındaki kardeşlerini kurtarmak için” Güney Kore topraklarına göz diker, hatta bu ülkeye gerillacılar gönderir. Bu gerillacılar savaş döneminde bile büyük sıkıntılar çıkaracaktır. En nihayetinde, 1950 Haziran’ında iki ülkeyi ayrıcan 38nci paraleli geçerek Güney Kore’ye saldırırlar. Sadece 5 gün içerisinde Seoul düşer, zayıf durumdaki Güney Kore kuvvetleri işgale karşı koyamaz. Çok geçmeden BM çağrısıyla BM güçleri oluşturulmaya başlanır; bu arada Japonya’daki Amerikan birlikleri Kore’ye çıkarma yaparak Kuzey Kore kuvvetlerini püskürtmekle kalmaz onlara ağır bir darbe vurur. Tam bu noktada, asıl konumuz olan, Kore Savaşı’nda Türk askerlerinin yaşadıklarını anlatmaya başlayabiliriz.

Türkiye’nin Savaşa Müdahil Olması

BM çağrısına Norveç, Kanada, Yunanistan, Güney Afrika ve İngiltere gibi birçok ülke cevap vermiş olsa da BM safında asıl mücadeleyi vermiş olan ülkeler Amerika, Türkiye ve İngiltere’dir. Türkiye, BM çağrısına Amerika’dan sonra ilk cevap veren ülke olmuş ve BM emrine 4.500 kişilik bir tugay vermeyi kararlaştırmıştır. Bu kararın Meclis’ten geçmeden direkt olarak Adnan Menderes hükümeti tarafından verilmiş olması halkın en büyük tepkisi olmuştur (O dönemde Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesine genel olarak hiçbir kesim muhalif olmamış, sadece bu kararın meclise getirilmemiş olmasını eleştirmişlerdir). Milletin çok duygusal bir şekilde uğurladığı bu tugay 1 ay süren gemi yolculuğundan sonra Güney Kore’nin Pusan limanına varır ve orada onları Güney Kore halkı sevgi gösterisi ile karşılarlar.

Türk tugayı Kore’ye çıktığında halihazırda Kuzey Kore kuvvetlerine büyük kayıplar verdirten Amerikalılar Noel’i evde geçireceklerini düşünürken beklenmedik bir şey olur ve Çin kuvvetleri Kuzey Kore’ye destek olmak amacıyla savaşa müdahil olur. Bu sefer Güney Kore kuvvetleri çok ağır kayıplar verir. Bunun üzerine Amerikan kolordusunun sağ yan ve geri tarafı açıkta kalır ve BM kuvvetlerinin kuşatılarak imha edilmesi tehlikesi baş gösterir.

Kunuri Muharebeleri

Türk tugayının Kore’deki ilk ciddi cephe görevi olarak bu boşluğu doldurması istenir. Böylece, Wawon, Sinnimni ve Kaechon’da sürecek ve Türk tugayının büyük kayıplar vermesine neden olacak Kunuri Muharebeleri başlamış olur. Kunuri Muharebelerinde birçok Türk birliği Çin kuvvetlerince kuşatılır. Üstelik karargah ile iletişim kopar. Türk askerleri yaklaşık olarak 10 misli daha kalabalık olan Çin kuvvetleri ile çarpışmak zorunda kalır. Baskına uğrayan birlikler için durum o kadar vahimdir ki, BM komutanı General Mc Arthur Türk birliklerinin imha olacağını düşünür ve harita üzerinde Türk birliklerinin üzerlerine bir çarpı koyar. Toplamda 3 gün süren bu muharebeler gırtlak gırtlağa geçer. Bu muharebelerde yaşanan ızdırabı anlamak için gazilerin anılarını dinlemek bile yeterlidir. Yaşanan kayıplardan dolayı askerler gözyaşlarına hakim olamazlar ve hatta bazıları birliklerini kaybederler. Savunma ve geri çekilme şeklinde gerçekleşen bu muharebelerden sonra 237 şehit verilir; yaralılar ve esirlerle birlikte Türk tugayının savaş gücü kaybı dörtte bir olur fakat herkesi şaşırtan bir şekilde Çin kuvvetleri stratejik hedeflerini gerçekleştiremez ve BM kuvvetleri kuşatılmaktan kurtulur.  S.L.A. Marshall, yazdığı kitabında şöyle der:

“Sonuçta Türk tugayı Kore toprağındaki ilk çatışmasında, kazanın tam ortasına atıldı, yapayalnız, yardımsız, dostsuz kaldı, bir o kadar çaresiz ve anlaşılması güç bir durumdaydı ki, sonuçlar iyi değildi. Fakat Wawon’daki ilk çatışma bir destan yerine korkunç bir trajedi olsaydı, bu yine Türklerin hatası olmazdı. Onlar kendilerine verilen en az ışıkla ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlardı.”

kore savaşı foto 8

Kumyangjangni Muharebesi

Türk Tugayının Kunuri’deki mücadelesinden sonra BM orduları imha tehlikesinden kurtulmuştu. Fakat Çin kuvvetlerinin baskını sonrasında zor duruma düşen BM komutanlığı yeni mevzi arayışı ve hatta gerekirse Kore’nin boşaltılması için planlar yaparken düşmanın niyetini ve durumunu öğrenmek için taarruzi nitelikte keşif kolları oluşturur ve bu kapsamda Türk birliğine de vazife verilir.

Türk askerleri karşılarında Kunuri’de savaştıkları Çin kuvvetleri olduğunu öğrenirler. Hatta, onların üzerlerinde şehit olan silah arkadaşlarının eşyalarını bulurlar. Gaziler anılarında Kumyangjangni bölgesinde hep intikam duygusuyla savaştıklarını belirtmişlerdir. Bu bölgedeki muharebede iki mevzi arasında mesafe çok düşüktür ve mücadelenin geneli süngü savaşı şeklinde gerçekleşir.  Çatışmalar sırasında keşif birliği olduğunu unuturcasına atağa geçen Türk birlikleri 2 gün sonra Çin kuvvetlerinin cephesini yarar. Muharebe sonrasında 12 şehit vardır; Çin kuvvetlerinin kaybı ise 1.734 olarak kayda geçmiştir.

Düşmanın mağlup edilebilir olduğunu gören BM kuvvetleri tahliye planından vazgeçer ve taarruza geçer. Türk Tugayına, Amerikan Kongresi tarafından  “Mümtaz Birlik Nişanı” verilir. Bu bölgede şimdi Türk Zafer Anıtı bulunmaktadır.

Taegyewonni Muharebesi

Savaş sürerken, Çin Seoul’u alarak komünist dünyaya 1 Mayıs bayramında sürpriz yapmak ister; BM ise buna engel olmak için biri Türk olmak üzere üç keşif birliği görevlendirir. Türk birliğinin sağ ve solundaki keşif kollarından biri imha olur, diğeri ise ağır kayıplar vererek savaşamaz duruma gelir ve BM kuvvetleri geri çekilmek durumunda kalır. Fakat bu karardan Türk birliğinin haberi yoktur. Kasıtlı olarak mı bilgi verilmediği, yoksa Türk kuvvetlerinde yabancı dil bilen görevlilerin azlığından dolayı bir irtibat problemi mi olduğu hala tartışılmaktadır. Netice olarak Türk birliği taarruza geçen Çin kuvvetlerinin karşısında yalnız kalır fakat savunmada başarılı olur. Türk askerlerinin Çin kuvvetlerini durdurmayı başarmasından sonra toparlanan diğer BM birlikleri taarruza geçer ve taarruz pozisyonundan savunma pozisyonuna geçemeyen Çin kuvvetlerini 38nci paralele (Kuzey Kore – Güney Kore arasındaki sınıra) kadar itmeyi başarır. 11 şehit verilir; 1.500 civarında Çin askeri hayatını kaybeder.

Kanlı Vegas Muharebeleri

Savaşta artık son günlere gelinmiş ve müzakere tartışmaları kendisini göstermişti. Fakat, müzakerelerde elini güçlendirmek isteyen Çin ve Kuzey Kore güçleri son bir taarruz planlar ve böylece son büyük çatışma başlamış olur. Vegas Muharebeleri Türk Tugayının Kunuri’den sonra en fazla kayıp verdiği muharebelerdir. Yaklaşık olarak 16 saat aralıksız süren mücadelede bölgedeki tepeler çok sık bir şekilde el değiştirmiş fakat en sonunda halihazırda bölgede olan Türk kuvvetleri konumlarını koruyabilmişlerdir. Çatışma, topçu desteğine sahip 500 civarında Türk ileri karakolları ile yaklaşık olarak 15.000 Çin askeri arasında yaşanır. Türk tarafı o kadar ağır kayıplar verir ki istihkam bölüğü piyade gibi savaşmak zorunda kalır. Muharebeler sonrasında bölgedeki bir tepede sadece 10 piyade ve 10 istihdam askeri kalır. Hatta bir takımın tamamı şehit ve yaralı olur. Toplamda 151 şehit verilir, 3.000 Çin askeri hayatını kaybeder. Türk Tugayına Amerikan Kongresi tarafından ikinci kez Mümtaz Birlik Nişanı verilir, ki ilk defa bir birlik ikinci kez bu ödüle layık görülür.

Kuzey Kore ve Güney Kore resmi olarak hala savaş halindedir. Bugün haberlerde karşımıza çıkan Kore haberleri ise insanların geçmişten ders almadığının bir göstergesi. Toplamda 14.936 Türk askeri Kore’de çarpışmış ve 721 şehit verilmiştir. Bunların 462’si bugün Pusan’daki şehitlikte yatmaktadır. BM’in toplam asker kaybı 55.000 civarındadır ve Amerika ve İngiltere’den sonra en büyük kaybı Türkiye vermiştir. 200.000 civarında Güney Kore askeri hayatını kaybeder. Karşı tarafın kaybı ise 700.000 civarındadır. 1.000.000 civarında Koreli hayatını kaybettiği bu savaşta sivil halkın çektiği acıları dinlemek ve okumak insanın içini acıtıyor. Türkiye, savaş sona erdikten sonra 1960 yılına kadar Kore’ye tugay; 1971 senesine kadar ise azalan sayılarda askerler göndermeye devam etmiştir. Bugün Güney Kore halkının Türkiye’ye özel saygı duymasının nedeni Türk Tugayının bu mücadelesi ve orada halka yaptıkları yardımlardan dolayıdır. Biz ise her zamanki gibi en azından gazilerimize gereken desteği veremedik. Bugün Harbiye Askeri Müzesi’nde Kore Savaşı ile ilgili sadece küçük bir alan ayrılmış durumda. Konu ile ilgili basılı yayın ve belgesel çok az. Asıl acı olan ise Kore gazilerine BM ve Güney Kore madalya takmış olmasına rağmen ne yazık ki Türkiye’nin onlara verecek bir madalyasının hala olmaması.

Not: Bu yazının hazırlanmasında Ali Denizli’nin Kore Savaşı adlı kitabından faydalanılmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s