Budapeşte ve Tükenmeyen Tarih

tarafından yazıldı

Macarların tarihi sanırım sadece benim için değil, bir çok insan için ilginç ve merak uyandıran bir konu olmuştur. Orta Asya’dan Avrupa’ya gelen, daha sonra Hristiyanlığı benimseyen, bugünkü topraklarında imparatorluk kuran, Moğol saldırılarında yaralar alan, Osmanlı-Macar savaşları sonrasında topraklarının bir kısmı Osmanlı hakimiyetinde kalan Macarların son 100 senelik tarihi de birçok önemli olayla doludur. 1. Dünya Savaşı’nın mağlupları arasındadır ve 2. Dünya Savaşı’nda iç tartışmalarla birlikte Almanların safında savaşa katılırlar. Stalingrad Muharebelerinde büyük darbe alan Macaristan müzakereler yürütmeye başlayınca Almanya tarafından işgal edilir ve savaşa devam etmeye zorlanır. 2. Dünya Savaşı’nı da kaybeden Macaristan 1944lü senelerden 1989 senesine kadar komünizm himayesinde varlığını sürdürür. Eğer Macaristan’ın başkenti olan Budapeşte’ye gidiyorsanız tüm bu tarihi olaylarla ilgili anıtları ve müzeleri görmeniz ve hatta toplum karakterini gözlemlemeniz mümkün olacaktır. Budapeşte’ye gitmeden önce Macaristan tarihi hakkında muhakkak bir şeyler okumalısınız.

Budapeşte, eski Buda ve Peşte şehirlerinin ortasından Tuna nehri geçen güzel ve büyük bir şehir. Gecesi de güzel gündüzü de güzel olan bu şehri gerçek anlamda yaşayabilmek için en az 4-5 gün gerektiğini düşünüyorum.  Şehir hem büyük ve güzel olunca hem de yapılacaklar listesi kabarık olunca gezintiden önce güzel bir plan yapmak şart. Ya yürüyüş güzergahlarınız çok iyi ayarlanmış olmalı, ya da toplum ulaşım detaylı bir şekilde öğrenilmeli.

Turist sayısı her geçen gün artan bu tarihi şehre kardeşimle birlikte sadece 2 günlüğüne gidebilecektir. Budapeşte’ye daha önce gitmeme rağmen ne yazık ki planımızı tam olarak tamamlayamadık.

Viyana’dan sadece 3 saat süren otobüs yolculuğu Macaristan sınırını geçtikten sonra karşılaştığımız trafik kazası nedeniyle varış noktamıza 1 saat gecikmeli varabildik. Macaristan sınırına girince Batı Avrupa toplumlarına göre trafik kurallarına daha az rivayet eden, daha fakir köyleri ve daha az gelişmiş olan yerleşim birimleri olan bir Macaristan’la karşılaşıyorsunuz. Budapeşte çok güzel bir şehir olmasına rağmen şehirde bile turistik yerlerden uzaklaştıkça fakir insanlarla ve bozuk yollarla karşılaşmamak mümkün değil. Otobüs durağından yolun diğer bir karşısına geçerken alt tünelde buz gibi soğuk bir havada uyumakta olan evsiz insanları görmek üzücüydü.

Budapeşte önerilerimi iki farklı yazıda sunacağım. Bu ilk yazımda muhakkak gidilmesi ve görülmesi gereken yerleri yazacağım. Bir diğer yazımda ise Budapeşte’de Osmanlı varlığı ile ilgili bir yazı yazacağım. Gelelim Budapeşte’de neler yapılır:

thumbnail_IMG_3826
Tuna Nehri’nin Karşısından Parlamento Binası
thumbnail_IMG_3894
Parlamento Binası

Budapeşte hakkında gezi araştırması yapıldığında göze ilk çarpan yerlerden birisi Parlamento binasıdır. Şehrin Buda tarafında ve hemen Tuna Nehri’nin kıyısında olan Parlamento binasını hem gündüz hem de gece görmek gerekiyor. Parlamento’nun gece binasını uzaktan görseniz bile (Tuna Nehri’ndeki bir bot turunda ya da Buda Kalesi’nden) bu binanın gece görüntüsünü yakın mesafeden bile görmenizi tavsiye ederim. Eğer vaktiniz varsa, ücretli bilet alarak parlamentonun içini de gezebilirsiniz.

thumbnail_IMG_3772
Budin Kalesi’nden Bir Manzara.

Şehrin diğer tarafında, yani Peşte’de yer alan Budin Kalesi ziyaret edilmesi için zaman ayarlamasının yapılması en önemli yer bence. Budapeşte Tarihi Müzesi, Harp Tarihi Müzesi ve Macar Ulusal Galerisi bölümlerinden oluşan bu tarihi yapıda uzun bir vakit geçirilmesi neredeyse şarttır. Daha önce de belirttiğim gibi, Macar tarihi zengin olduğundan dolayı bu müzelerin her birinin de ziyaret edilmesi ziyaretçilere çok şey katacaktır. Budin Kalesinin muazzam bir manzarası var. Kaleye çıktığınız zaman gündüz gözüyle manzarayı izledikten sonra müzelere girin ve müzeden çıktıktan sonra güneşin batışını buradan seyredin.

thumbnail_IMG_3811
Balıkçılar Tabyası

Budapeşte’de en sevdiğim yerlerden birisi de Balıkçılar Tabyasıdır. Budin Kalesi’nden yürüyerek kısa sürede gidilen bu yerde biraz önce bahsettiğim güzel manzara devam etmektedir. Buradaki manzarada karşı taraftaki parlamento binasına daha yakın olunur. Buradaki yedi kule Macarlar’ın kökeni olan yedi kabileyi temsil etmektedir. Bu alanda ayrıca I. Stephan’ın bronz heykeli ve şehrin ünlü kiliselerinden Matthias Kilisesi’ de yer almaktadır. Ben burasını hava karardıktan sonra daha çok seviyorum. Fakat, eğer Matthias Kilisesi’ne girmek istiyorsanız bu kilisenin kapanış saatlerine dikkat etmelisiniz.

thumbnail_IMG_3788
Matthias Kilisesi ve I. Stephan Heykeli

Tarihe ilgi duyan biri olarak benim için İlber Otaylı’nın Seyahatnamesi’nde övgü ile bahsettiği bir müzeyi, Macar Ulusal Müzesi’ni ziyaret etmemek benim için mümkün olamazdı (Bu arada İlber Hoca aynı zamanda Budin Kalesi’ndeki Macar Ulusal Galerisi’ni de metheder). Macar Ulusal Müzesi ile Macar Ulusal Galerisi aynı müze değil; buna dikkat etmek gerekiyor. Macar Ulusal Müzesi beklediğimden çok daha iyi bir koleksiyonla karşıma çıktı ve burada çok fazla vakit geçirmek zorunda kaldım. Eğer Budapeşte’de sadece bir müze gezmek için vaktiniz varsa bu müze Ulusal Müze olmalı diye düşünüyorum. 1.500-2.000 yıllık heykeller, mezar taşları, 7.000-8.000 sene önceki insanların eşyaları, hayvan fosilleri, Macarların Asya’daki kavimleri, Osmanlı dönemi, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı, Komünist dönem ve daha nice sergiler…

thumbnail_IMG_3197
Macar Ulusal Müzesi

2. Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında Almanya’nın baskısının da etkisiyle Macaristan Yahudilerini hedef alan bazı yasal uygulamalar getirir ve hatta getto bile oluşur. Hitler Almanya’sı Macaristan’ı işgal edince buradaki Yahudiler çalışma kamplarına gönderilir. Dolayısıyla, Macaristan’da Yahudilerin çektiği acıları anlatan müze ve anıtlar şehirde yer almaktadır. Yahudi mahallesinde yer alan Holokost Anma Merkezi bunlardan birisidir. Bu müzede Macaristan’daki Yahudi toplumu ve topluluğun soykırımı ile ilgili resim ve video gösterimleri var. Ayrıca, ziyarete açık olan bir sinagog da bu müze içerisinde yer almaktadır.

Kesinlikle ziyaret edilmesi gereken yerlerden birisi de Büyük (Merkez) Sinagog. Avrupa’daki diğer birçok Yahudi müze ve ibadethaneleri gibi buraya da yoğun bir güvenlik kontrolünden sonra girebiliyorsunuz. Sanırım Avrupa’nın en büyük sinagogu. İçerisinde katledilen Yahudiler için anıtlar ve büyük bir Yahudi Müzesi de bulunmaktadır. Şuana kadar gezmiş olduğum en iyi Yahudi müzesi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sinagog’un bahçesine geldiğinizde bir hüzün saracak her yerinizi.

thumbnail_IMG_3079
Merkez Sinagogu

Budapeşte denilince akıllara gelen şeylerden birisi de şehrin köprüleridir. Özellikle 1.800 lü senelerin ortalarında yapılan ve Buda ile Peşte’yi birbirine bağlayan Chain Köprüsü bunlardan birisidir.

thumbnail_IMG_3911
Zincir Köprüsü ve arkadasında Budin Kalesi

Şehrin sokaklarında tur atmak ve hatta bir akşam Tuna Nehri’nde bir tekne turuna katılmak oldukça keyifli. Bunları yapmadan Budapeşte’yi terk etmeyin.

Yukarıda bahsetmiş olduğum yerler haricinde şu yerlerin de görülmesinin gerektiğine inanıyorum:

Aziz Stephen Bazilikası: Matthias Kilisesi ile birlikte şehrin en popüler kilisesi.

Devlet Opera Binası: Avrupa’nın en iddialı operalarından birisi Budapeşte’deki olandır. İçine girmeseniz bile muhtemelen yolunuzun üzerinde olacağı için görmeden geçmeyin.

Gellert Tepesi and Özgürlük Heykeli: En güzel şehir manzarasına sahip yerlerden birisi. Bu tepede bir de Özgürlük Heykeli bulunuyor. Bu anıtı Ruslar, Budapeşte’yi Nazilerle savaşırken ölen askerlerinin anısına bu heykeli yapmışlar. Gellert tepesinin ise bambaşka bir anlamı var. Detaylı bir şekilde araştıramadım; bilginin doğruluğu hakkında bir şey diyemem fakat birkaç kaynaktan okuduğuma göre, pagan Macar halkını Hristiyanlaştırmak için görevlendirilmiş bir piskopos olan Gellert bu görevinde kısmen başarılı olmuş ve hatta Macar Kralı I. Stephen’ı da Hristiyanlaştırmıştır. Çıkan ayaklanmalar sonucu ise Kralı öldüren halk Gellert’i bir fıçıya sokarak bu tepeden aşağıya yuvarlarlar.

Kahramanlar Meydanı: Macar kahramanlarının anısına yapılmış bir anıt meydanı.

Macaristan ile ilgili diğer yazılarım:

Budapeşte’de Osmanlı İzleri

Macar Ulusal Müzesi

Sopron: Avusturya – Macaristan Sınırında Küçük Bir Şehir

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s