Avusturya’da Yaşam – Viyana’da 4 Sene

tarafından yazıldı

Viyana’da geçen 4 senenin ardından birkaç hafta önce İstanbul’a geri dönüş yaptım. Dile kolay 4 sene… Orada bir çok deneyimim ve gözlemlerim oldu ve tüm bunları özet olarak sizinle paylaşmak istedim.

Öncelikli soru neden Viyana, Avusturya? Bu sorunun cevabı benim Avusturya vatandaşı olmamda yatıyor. Yasal olarak tüm AB üyelerinde çalışma ve yaşama hakkına sahip olmama rağmen hem Avusturya’nın Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerinden biri olması, vatandaşlığımdan dolayı her şeyin daha kolay olacağını düşünmemden dolayı şansımı bu ülkede denemek istedim.

Avusturya’da bulunduğum süre zarfı içerisinde ekonomik olarak benim en çok dikkatimi çeken şey orta sınıfın çok geniş bir kesimi kapsıyor olmasıydı. Özellikle gelir eşitsizliği açısından Türkiye’nin şampiyon ülkelerden birisi olduğu göz önünde tutulduğunda, Avusturya’da yaşam koşullarının iyi olmasının en büyük gerekçesi bu bence. Avusturya’da “genellikle varlıklı” ve “genellikle fakir” insanların gittiği mekanlar bulmanız neredeyse imkansız. Herkes aynı yerlerde yemek yer, kahve içer, yürüyüş yapar.

Avusturya’daki insanlar bana her şeyin eskiden daha güzel olduğunu söyleyip dururlardı. AB ve avro para biriminden şikayet oldukça fazlaydı. Gelişmiş bir coğrafya olmasına karşın Avrupa ve Avusturya denilince aklınıza tükenmek bilmeyen zenginler gelmesin. Orada da insanların problemleri, ekonomik zorlukları olabiliyor. Yani, ekonomik durumlarına göre her konuda bir tercih sıralamaları muhakkak ki var. Günlük masrafların Türkiye’ye göre çok daha iyi olmasına rağmen tasarruf yetenekleri de daha iyi.

Biraz önce de bahsettiğim gibi günlük ihtiyaçları finanse etmek orada rahat. Örnek vermem gerekirse, orada aylık telefon faturası, aylık toplu ulaşım, aylık spor ücreti  100 avro civarında bir tutarken, İstanbul’da benzer koşullardaki bu hizmetler için yaklaşık olarak 350 TL ödemem gerekiyor. İstanbul’da 2.000 TL kazanan birisi gelirinin %17-18’ni bu giderlere yatırırken Viyana’da sadece %5. Aynı durum gıda alışverişlerinde, dışarıda vakit geçirirken yapılan harcamalarda, kiralarda gibi bir çok kalemde aynı. Önemli olan diğer bir şey orada avro kazanmak. Hepimizin bildiği gibi avro kuvvetli bir para birimi ve hepimizin aslında bir dünya vatandaşı olduğumuz düşünüldüğünde bunun artısı da çok fazla oluyor. Sonuçta, aylık 3.000 TL geliri olan birinin safari turuna katılması, aylık 3.000 Avro geliri olan birine göre tabi ki daha zor olacaktır.

Viyana neredeyse her sene dünyanın en yaşanılası şehri seçiliyor. Bu şehrin ulaşım koşullarının mükemmel olması bunda büyük bir etken. Orada yaşadığım 4 sene içerisinde sadece birkaç kere taksi kullandım. Tramvay ve metro ağlarıyla her yerden her yere basit bir ulaşım mümkün. Vasıtaları bekleme sürelerinin sadece dakikalar olması ve toplu ulaşımda boğucu bir yoğunluğun olmaması toplu ulaşımı teşvik eden diğer unsurlar.

İş bulma koşulları birçok insanın merak ettiği bir şey. İşsizlik Türkiye’nin şartlarına göre daha iyi durumda olsa da yine de iş bulmanın aylarca sürebileceği benim oradaki arkadaşlarımdan tanık olduğum bir şeydi. Özellikle, Almanca bilmek çok büyük bir kriter; İngilizce tek başına kısmen işe yarıyor. Devletin işsiz vatandaşlarına sosyal yardımlarının iyi olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Ayrıca, Avusturya’da her meslek grubu için yeterli düzeyde bir planlama ve eğitim var. Her ne olmak istiyorsanız tamamlamanız gereken bir eğitim var.

Gelelim olumsuz yönlerine! Avusturya’da yaşadığım en büyük olumsuzluk toplumun kapalı olması. Aslında Avusturya çok kültürlü bir yer. Örneğin, Viyana, Doğu Avrupa, Balkanlar ve az gelişmiş ülkelerden çok fazla göç almış bir şehirdir. Fakat, buna rağmen Avusturya toplumu oldukça kapalı. Avusturya, kendi halinde küçük bir ülke. Birleşik Devletler ya da Birleşik Krallık’ta olduğu gibi büyük (ve hatta bazen yorucu) bir canlılık, heyecan, mücadele, rekabet, kariyer olanakları burada yok. Avusturya’da yaşam en temel olarak huzurlu ve rahat olarak özetlenebilir. Tabi ki son politik tartışmaların beraberinde neleri getireceği büyük bir soru işareti.

Viyana, sanat ve kültür açısından çok zengindir. Özellikle havalar güzel olduğu zaman Viyana’nın her bir köşesinde bir eğlenceye denk gelirsiniz. Fakat eğer haftasonu değilse canınızın sıkılması muhtemeldir. Mağazalar, alışveriş merkezleri, restorantlar akşamları saat 6.00 – 7.00 gibi kapanmaya başlar. Pazar günü tatil olmasına rağmen her yer kapalıdır.

Artısıyla eksisiyle her yerde mutlu olmak dileklerimle…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s