Bright English School’da Gönüllü Olmak

tarafından yazıldı

Kenya’daki 1 aylık gönüllülük sürem dolunca sıra Tanzanya’nın Kenya sınırına yakın Loliondo köyündeki projeye katılma vaktim gelmişti. Önce otobüsle Arusha’ya vardım, bir gece orada kaldıktan sonra da otobüsle Loliondo’ya geçtim. Yolculuk oldukça yorucuydu. Zor şartlara alışmış ve kendimi hazırlamış gibi olsam da bu sabır sınırını aşan bir yolculuktu. Eski bir otobüs, çok kötü yollar, devamlı otobüs arızaları nedeniyle ara vermek, kapasitenin çok üzerinde yolcu sayısı, kavurucu güneş, yemek molasının olmaması, 7 saat sürecek denen yolculuğun 13 saat sürmesi… Sadece bu yolculuk sırasında yaşadıklarım bir yazı olur. Yeni gönüllülerin geleceğini duyduğumuzda “şuan otobüsteler, acaba neler hissediyorlar?” diye kendi aramızda konuşur, otobüsün arıza sayısını tahmin edip pis pis gülerdik. Yolculuk sırasındaki manzara ise muazzamdı.

IMG_9267
Yolculuk sırasında sanırım bu 3. arızaydı. 

Gönüllü olarak çalıştığım okul Waso kasabası ile Loliondo köyü arasında bir yerdi. Okula 40 dakika gibi bir süre yürümek zorundaydık. Okulda yaklaşık 800 öğrenci eğitim görüyordu ama okullar tatil olduğu için ben hepsini göremedim. Ayrıca, bizim konakladığımız yerde yatılı öğrenciler vardı. Tatil boyunca onlar eğitimlerine devam ettiler ve kimisi ulusal sınavlara hazırlandı. Bu sınavlar için benim görevim matematik öğretmeni Johnson’a yardımcı olmaktı. Sınavlara hazırlanan çocukların yaş ortalaması 12-14 olduğu için konu bir önceki projemdeki temel matematik ve İngilizce derslerinden biraz daha ağırdı. Rasyonel sayılar, irrasyonel sayılar, problem soruları, eşitsizlikler gibi konulardı. Öğrenciler en çok pozitif, negatif işlemlerinde hata yapıyorlardı. Ben de özellikle bu konuda ders notları hazırlayıp onlara yardımcı oldum. Ayrıca, Viyana’dan arkadaşlarımın yardım için toplayıp gönderdikleri parayı da onlara bağış olarak transfer ettim. Buna çok sevindiler, çünkü öğrenci sayısı çok fazla olduğundan yeni bir sınıf inşaatı söz konusuydu ama bunun için kaynak bulamıyorlardı. Bazı öğretmenlerin maaşları da ödenememişti.

LYZQ6628
Okul. Yanında inşaat halindeki sınıfı görebilirsiniz.

Buradaki erkek çocuklar tam bir futbol aşığıydı. Mısır tarlalarının yanındaki alanda devamlı futbol oynuyorlardı. Dünya kupasını seyretmek onlar için imkansızdı. Ben gelmeden birkaç hafta öncesine kadar futbol topları bile yokmuş. Kağıtları top haline getirip bantlayıp oynuyorlarmış ama gönüllüler bunu görünce iki tane futbol topu almışlar. Bunlardan biri kızlar için voleybol topuydu. Ben de kalp kırıklığı yaratan diğer bir şey de bazı çocukların bir ayağında terlik diğer ayağında ise ayakkabı olmasıydı. Futbol oynayacakları zaman ayakkabısı olan çocuklar diğer arkadaşlarıyla ayakkabılarını paylaşıyorlardı. Ayakkabıların kimisi bantlanmış, kimisi yırtık. Hoş, öğrenci üniformaları da farklı değildi.

IMG_9341
Çekişmeli futbol müsabakalarından biri. Üst sınıf buz gibi bir golü haksız bir şekilde kabul etmedi! 🙂

Burası bir köy olduğu için boş vaktimizde yapacak çok bir şey olmasa da çok özel şeylere tanıklık ediyorduk. Her şeyden öte, burası bir masai yerleşim yeriydi ve onların geleneklerini çok orjinal bir şekilde gözlemliyorduk. Waso kasabasına gidince “böyle bir dünya mı varmış?” diye kendime soramadan edemedim. Yaşadığım yer ve yerlileri hakkında ayrıca bir yazı yazacağım. Bir diğer konu, doğayla iç içe olmamızdı. Çocukların kimisiyle yüksek tepelere yürüyüş yapmıştık. Bir sonraki gün kalktığımda çıktığımız tepenin bulutlar altında kaldığını gördüm. Şartlar da çok zordu. Evlerde çeşme yoktu. Duş almamız için gelen sular bazen berrak bile değildi. Elektrik de yoktu. Solar enerjiyle günün belli saatlerinde kısıtlı olarak elektrik erişimimiz vardı. İnternet satın almamıza rağmen bazen internet erişimi de olmuyordu. Ama insan alışıyor. Sonuçta tüm bunları bilerek geldim. Akşamları kaldığımız yerin bahçesinde yıldızları ve ayı izlemek çok güzeldi.

IMG_9409
Okuldan gelirken çekmiştim bu fotoğrafı. Yaşadığım yer ile ile ilgili bir yazı yazıp çok daha fazla fotoğraf paylaşacağım.

Güzel insanlarla tanışmak burası için sürpriz değildi. Ben ve bir diğer gönüllü Mary diye bir kadının evinde kalıyorduk. Çok kibar bir insandı. Kocası Dubai’de çalıştığı için çocuklarıyla tek başına yaşıyordu. Projenin sahipleri ise Baraka ve Juliana çifti. İkisi de her konuda bize yardımcı oluyorlardı. Juliana’nın en büyük hayali 5 sene sonra yurtdışına çıkmaktı. Avustralya’lı Kathy ve İtalyan Francesca diğer gönüllülerdi. Üçümüz çok iyi anlaşıyorduk. Kathy tam bir futbol hayranıydı ve futbolu çok iyi biliyordu. Tam bir senedir gezerek ders veriyordu. Onunla çok derin felsefe, din ve politika konularına giriyorduk. Oradayken en büyük zevkimiz Loliondo köyüne giderek oturup bir şeyler içmek ve bazen futbol seyretmekti. Bir şeye ihtiyacımız olduğunda da bu köye gitmek zorundaydık ama bunun için 30 dakika yürüyüş yapmamız gerekiyordu. Bir de öğretmen Johnson’dan bahsetmek gerekiyor. Benim çamaşır yıkadığımı görünce çok şaşırmıştı. “Ellerin acımıyor mu?” diye sordu ve bunu burada kadınlar yapar dedi. Francesca ile Johnson kadın-erkek iş dağılımı konusunda hep takışırlardı şakasına. Bir gün baktım Francesca baltayı almış Johnson’u kovalıyor! Çok eğlenmiştik.

IMG_0740
Johnson’a yardım ederken. Çocuklar ulusal sınava hazırlanıyordu ve bahçede ekstra ders veriliyordu.

Çocuklar çok mutlulardı. Orada yaşamaktan mutlulardı ve ayrılıp evlerine gitmek onlarda heyecan yaratmadı gibi geldi bana. Çoğu gece bahçede hep beraber şarkı söyler dans ederlerdi. Afrika’da çocuklar sorumluluk sahibidirler. Hayvanları ortaokul çağlarındaki çocuklar otlatırlardı. Kızlar da aynı şekilde. Hatta benim gözlemime göre kızlar daha büyük bir yük taşıyorlardı. Temizlik, yemek pişirme, duş için su taşıma. İlk başlarda çok mahçup hissediyordum. Üzüldüğüm nokta ise derslerde erkekler kadar konsantre olmamalarıydı. Belki de yakın gelecekte yaşayacakları hayatı çok iyi bildikleri için boşuna mücadele etmiyorlardı. Yeni kıyafetler alındığındaki mutluluklarını, utangaç gülüşlerini keşke görseydiniz.

DGDO2715
Bu da ekip. Sağımdaki Kathy, solumdaki Francesca.

Günler böyle geçti ve gitme vakti geldi. Gelirken çektiğim yolculuğu tekrardan yaşayacak olmak bana yorgunluk veriyordu ama neyse ki Francesca ile birlikte gidecektik ve iki günlük güzel bir safari turu da ayarlamıştık. Sabah 5.30 gibi ıssız köy yolunda otobüsü beklerken bir taraftan güneşin doğuşunu, bir taraftan ayın batışını seyretmek bana doğanın Loliondo’daki çok güzel armağanıydı..

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s