Beyaz Köpekbalıkları ve Unutulmaz Bir Deneyim

tarafından yazıldı

Gönüllü olarak gittiğim Afrika kıtasında seyahat etmeyi de ihmal etmedim. Ziyaret etmeyi dört gözle beklediğim yerlerden birisi Güney Afrika’nın Cape Town şehriydi. Evet, burasının ne kadar özel bir yer olduğunu biliyordum ve kesinlikle burasını ziyaret etmeden geri dönmeyecektim ama itiraf etmem gerekir ki burası beklentimin çok üzerindeydi. Benim için bu şehri değerli kılan şeylerden birisi de yıllardır görmeyi çok istediğim beyaz köpekbalıkları için bana fırsat sunmuş olmasıdır.

Daha Cape Town’a inmeden gerekli rezervasyonumu yaptırdım ama benim ziyaret ettiğim dönemin kış olmasından dolayı aktivitenin iptali söz konusuydu. Aslında kış ayları bizim ülkemizdeki gibi sert değil ama yağmur ve rüzgar okyanusa açılmak için problemli olacaktı. İlk günümde şehir merkezinde vakit geçirirken aslında çok sürpriz olmayan mesajı aldım: “Kötü hava koşullarından dolayı dalış iptal edilmiştir ve ücret iadesi gerçekleştirilecektir.” Biraz ısrarlı olup kaydımı havanın daha güzel olacağı başka bir güne aldırdım.”

Ve o gün gelmişti. Gece 3:00 gibi beni hotelimden aldılar ve 2,5 saat sonra Gangsbaai bölgesindeki The Great White House isimli tesise geldim. Burası biraz sonra detaylandıracağım projelerinin yürütüldüğü yer. Bu tesisi ve ekibi yaptığım araştırmalardan dolayı daha önceden biliyordum. İçeri girer girmez ekibin sıcak karşılamasıyla birlikte bu şirin tesiste kahvaltı yaptık ve aktivite öncesi bilgilendirmelerde bulunuldu. Saat sabah 7:00 olduğunda artık gitme vakti gelmişti. Bize verilen eşyaları alıp tekneye doğru yol aldık.

thumbnail_IMG_1561

Kış ayları (Haziran-Ağustos) köpekbalıklarını görmek için en iyi vakit. Bundan dolayı memnundum fakat hava koşulları bu aktivite için uygun olsa da hava gerçekten soğuk, okyanus ise çok dalgalıydı. Bize deniz tutması için muhakkak ilaç alınması gerektiği defalarca kez hatırlatılmış olmasını çok iyi anlayacaktım. Dalgalar tarafından resmen dayak diyen teknede tutunmadan oturmak mümkün değildi ve bize verilen yağmurlukları giymemiz sırılsıklam olmamızı engellemişti. Ve nihayetinde demir atıp, dalış kıyafetlerimizi giyip, köpekbalıklarını beklemeye koyulmuştuk. Bazen çok beklersin, bazen çok kısa. Bazen ise hiç gelmezler. Onları görememe fikri rahatsızlık veriyordu ki ekipteki deniz biyoloğu “köpekbalığı işte orada” diye bağırmasıyla birlikte hayalini kurduğum şey gerçekleşmiş ve bu canlılardan birini yakından görmüş oldum. Köpekbalığının görünmesiyle birlikte hemen kafese dalış yaptık ama problem suyun çok bulanık olmasıydı. Görüş açısı o kadar kısaydı ki başımızı suyun içine sokunca onu göremiyorduk.

thumbnail_IMG_1562

Artık suyun içindeydik ve daha da üşümeye başlamıştık. İkinci bir köpekbalığını bekliyorduk ama gelmiyordu. Biz ise suyun içinde titreme nöbetleri geçiriyorduk. Tek olumlu yanı teknedeki mide bulantısının kafeste olmamasıydı. Dalgalardan daha az etkileniyorduk. Teknedeki çoğu kişi kusmaya başlamıştı bile. Dalgaların yüksekliği ve sıklığı gerçek bir problemdi. Bu tür şeylerden hiç etkilenmeyen biri olarak benim için bile mide bulantısı çok rahatsız edici oldu. Nihayetinde ikinci bir köpekbalığını gördük ama aynı şekilde bunu da suyun altında görme imkanım olmadı. Fakat, bu gerçekten kocaman bir dişiydi ve beni çok etkiledi.

thumbnail_IMG_1575
Kafeste bekleyiş. El sallıyorum, üşümeme rağmen keyifliyim. Marine Dynamics tarafından çekilen videodan aldım bu görüntüyü. 

Doğal yaşamı seviyorsanız ve özellikle köpekbalıkları sizin favori hayvanlardan birisiyse köpekbalıklarını görmek için kafesle dalış yapmanın ne kadar keyif verici bir şey olduğunu tahmin bile edemezsiniz (dalgalar hariç). Hiçbir resim, video, yazı onları gördüğünüz anı betimlemeye yetemez.

Gelelim bu aktiviteyi düzenleyen kuruma. Kurumun adı Marine Dynamics. Köpekbalıklarını görmek isteyenlere belli bir tutar karşılığında bu imkanı sunuyorlar ama bunların özellikleri aslında bir doğal yaşamı koruma örgütü olmaları. Köpekbalığı başta olmak üzere okyanus canlılarını ve okyanusu koruma çabası içerisindeler ve köpekbalığı dalışını gerçekleştiren diğer turizm şirketlerinden büyük bir farkları var. Örneğin, kurallar gereği, siz kafesteyken köpekbalıklarının ilgi odağı olan yemleri kafese doğru çekmiyorlar. Bundaki temel amaç onların zarar görmesini engellemek. Bu, turizm şirketlerince yapılmayan bir şey. Marine Dynamics (kardeş kuruluşu olan Dyer Adası Koruma Kurumu ile birlikte) başlıca şu programları yürütüyor: Penguen Yuvalama Projesi, Beyaz Köpekbalığı Projesi, Okyanus Kıyı Temizliği Projesi, Penguen ve Denizkuşu Rehabilitasyon ve Lab. Çalışmaları, Çevre Eğitim Projeleri. Ekipleri ise sadece Güney Afrikalı’lardan değil, aynı zamanda ABD gibi ülkelerde alanında iyi eğitim almış biyologlardan da oluşuyor. Bu program gönüllüleri de kabul ediyor. Kimi gönüllü tekneyle açılıp ekibe yardım ediyor, kimisi okullarda okyanus ve deniz canlıları ile ilgili eğitim veriyor. Gönüllü olmak için masraflarınızı kendiniz karşılamanız gerektiğini de ayrıca belirtmeliyim.

Okyanustan çıktıktan sonra dalgalar ve soğuk o kadar yormuştu ki ben de dahil çoğu kişi dalgıç kıyafetimizi çıkarmadı bile. 30 dakikalık bir geri dönüş yolculuğudan sonra bizlere sıcak bir sebze çorbası verildi; çekilen videolar gösterildi. Resimleri de kendi sitelerinde paylaştılar zaten. İnsanlar o kadar sıcakkanlılardı ki… Eğer Cape Town’a gidecekseniz bu aktiviteyi kesinlikle yapın ve tercihiniz bu kurum olsun. Verdiğiniz ücretin güzel şeyler uğruna harcandığını bilmek size daha da keyif verecek.

Bilgi ve rezervazyon için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

http://www.sharkwatchsa.com/en/home/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s