Kampala Anılarım

tarafından yazıldı

Ruanda’da geçirdiğim sakin günlerden sonra sıra Uganda’ya geçmeye gelmişti fakat Afrika’daki gönüllülük çalışmalarım ve mevcut şartlardan dolayı artık yavaştan yorulmaya başlamıştım. Yine de ekonomik olması nedeniyle Kigali’den Uganya’nın Kampala şehrine bir otobüs bileti satın aldım. Uganda-Ruanda arası otobüs seferleri yaygın ve genel olarak problemsiz. Sadece biletin hangi firmadan alındığına dikkat edilmeli.

Otobüs yolculuğunun Ruanda kısmı daha kısa sürdü ve bu süre içerisinde çok güzel manzaralar gördüm. İki ülke sınırına gelince vize ve pasaport kontrol için otobüs durdu. Ruanda’dan çıkış yapmak için sırada beklerken soykırım suçlusu olarak aranan bazı kişilerin afişlerini gördüm. Bu kişileri bulup ihbar edenlere iyi bir para ödülü vadediliyordu. Çıkış işlemlerinden sonra Uganda sınırına yürüyerek gidiliyor. Burada vize alırken küçük bir problemle karşılaştım. Vize ücretini ve pasaportumu alan kadın polis bazı işlemlerden sonra pasaportumu geri verdiğinde vizeme bakmak istedim. Vize yoktu! Kadına “vizem nerede?” der gibi bakarken anlamış olacak ki bana “ver, göstereyim nerede olduğunu” dedikten sonra fakat bulamayınca hiçbir şey olmamış gibi boş sayfalardan birine vizeyi ekledi. Daha sonra otobüse bindim ve yolculuğun geri kalan uzun kısmı başlamış oldu. Yollar ve yerleşim yerleri artık daha düzensizleşmeye başlamıştı. Alıştığım üzere, normalden daha uzun bir otobüs yolculuğundan sonra Kampala’ya ulaştığımda artık hava kararmıştı, fakat ben yeni insanlara ve ülkeye merhaba demenin keyfi içerisindeydim.

Kampala, Uganda’nın başkenti. Uganda’ya gelen turistlerin çoğu gorilleri görmek için geliyor. Ben buradaki safari programlarını inceledim ama aşırı pahalı olduğu için katılmam mümkün olmadı. Sadece bu programların gerçekten çok özel bir deneyim olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Benim günlerim ise Kampala’da geçecekti.

Kampala’nın sokaklarında dolaşırken aklıma hep Eminönü tarafları gelirdi. Çarşılar, insan yoğunluğu, karmaşa… Şehir merkezi insanı strese sokan bir yer. Afrika’nın her yerinde motorsikletli insanlar ve var ama buradakiler son derece rahatsız edici boyuttaydı. Benim gibi İstanbul trafiğini çocukluğundan beri çeken biri için bile karşıdan karşıya geçmek zulüm doluydu. Her yerde olduğu gibi burada da şehrin diğer kısımlarına göre şartları daha iyi olan bir bölge vardı ve burada bazı iyi kafeler ve restoranlar bulunmaktaydı. Tabi, gittiğim diğer tüm Afrika ülkelerinde olduğu gibi burada da Çin yatırımları görmek çok zor değildi.

IMG_0675
Kampala sokakları

Kampala’nın nüfusunda ciddi bir oranda müslümanlar ve Somali göçmenleri yer alıyor. Yaşam burada da çok zor. Bebekleriyle birlikte sokaklarda yatan bazı kadınlar gördüm. Sağlıklı ve yeterli beslenmek burada çok zor. Ne olursa olsun, burada da çok iyi niyetli, güzel insanlarla tanıştım ve yaşam şartlarının daha iyi olmasını dileyip durdum.

IMG_0672
Kampala sokaklarını gösteren bir diğer fotoğraf

Kampala’da tepeleriyle meşhur bir şehir. Yürümeyi sevmiyorsanız ve zamanınız kısıtlı ise mototaksilere ya da normal taksilere binmeniz gerekecek. Muhtemelen şehrin en popüler yeri Kaddafi Ulusal Camisi’dir. Cami gerçekten büyük, hatta komplekste bir yüksek okul bile var. Fakat, camiye tek başına giremiyorsunuz. Bilet satın alıyorsunuz ve size bir rehber veriliyor. Benim rehberim de ismini hatırlayamadığım, gelecekteki planlarını sorduğumda bana “işsiz kalacağım” cevabını veren genç bir üniversite öğrencisiydi. Her şeyi gerçekten güzel açıkladı. Caminin kubbesine de çıkılıyor ve bu kubbeden şehrin çok güzel bir manzarasını 360 derece görebiliyorsunuz. Şehir manzarısını seyrederken Somali göçmenlerin yaşadığı mahalleye bakıp üzülürken bir yandan da rehberimle konuşuyordum. Bana Ugandalılar ile bu göçmenler arasında zaman zaman küçük problemler yaşandığını söyledi. Muhabbet koyulaştığında konu Kaddafi’ye geldi. “Siz onu çok seviyormuşsunuz, doğru mu?” diye sordum. Bana, “Evet, burada herkes onu çok sever” dedi ve ekledi: “Onu sadece müslümanlar değil, müslüman olmayanlar da sever. Bu şehirdeki çok önemli binaları o yaptırdı.” Kaddafi hakkında ben çok olumlu düşüncelere sahip olmasam da vaktim daraldığı için bunu ona hiç söylemedim.

IMG_0661
Kaddafi Ulusal Cami. Cami gerçekten büyük ve gösterişli. Bu fotoğraf camiyi anlatmakta yetersiz kalır.
IMG_0621
Kaddafi Camisi’nden bir manzara.

Uganda özellikle doğal güzellikleriyle ön plana çıkan bir ülke. Kampala’da turist olarak yapılacak çok şey olduğunu iddia etmek bir zorlama olur. Buraya eğer turist olarak geldiyseniz Kaddafi Camisi haricinde ziyaret etmeniz gereken yerlerden birisi de Uganda Müzesi. Müzeler bir ülkenin kültürünü ve tarihi anlamada çok önemli. Bence bu müzeye uğramayı ihmal etmeyin. Diğer ilgi çekici yer Baha’i Tapınağı. Burası Kaddafi Cami haricinde en iyi manzara sunan yerlerden birisi ve ferah bir yer. Müsaitlik durumuna göre Rubaga Katedrali de listede yer almalı.

IMG_0678
Koşulların biraz daha iyi olduğu bölge.

Yanlış bilmiyorsam THY’nin Uganda’ya direkt uçuşları var. Bundan dolayı olsa gerek son dönemlerde artan sayıda Türk turist gidiyormuş Uganda’ya. Kampala’dan Entebbe’ye doğru yol aldığım araçtaki şoför ismimden Türk olduğumu anladı ve bana bu bilgiyi verdi.

Son olarak, Kampala’da havalimanı yok. Uluslararası uçuşlar araçla yaklaşık olarak 30 dakika uzaklıktaki Entebbe’den yapılıyor. Doğanın tadını çıkarmak istiyorsanız bu şehirde de vakit geçirebilirsiniz. Ünlü Viktorya Gölü buradadır.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s